Eski ramazanlarda herkes iftariyelik yemeğinden eş-dost, konu ve komşuya, birer tabak yemek gönderirdi. Lülük de buna ülüş denir bu yemeği götürmeyede ülüş götürmek denilirdi. Umumiyetle bu ülüşü evin küçükleri götürürdü. İnsanlar gün boyu oruç tuttuktan sonra uğraşla ve kıt-kanaat yaptıkları yemeklerini bu şekilde paylaşarak manen ve madden; paylaşmanın verdiği huzuru ve iç dinginliğini hissederlerdi.
Şimdi şehirleşen güzel Ülkemde paylaşmak ve tabi ki bunun verdiği huzur yok olmakta, insanlarımız ancak geşmişi yad ederek bu duyguların farazi hissini yaşayabilmekte. Şehirleşen ve şehirleşirken de maneviyatımızı yok eden bir dönüşüm yaşamaktayız.
Yok olan ve hatırladığımızda “burnumuzun direğini sızlatan” bu milli ve manevi değerlerimizin, yok olmaması için hatırlanması dileğiyle.
Zaten bu siteninde tek amacı budur. Sahip çıkmak.




_uacct = "UA-1047010-3";
urchinTracker();

Son Yorumlar